Bilgilendirici Toplantılar, Webinarlar, Dijital Ortamda Toplantılar

Koronavirüs Sürecinde Stresi Önleme ve Bağışıklık Sistemi Artırma Ramazan Önerileri Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, Türkiye’nin koronavirüs ile mücadelede çok önemli bir noktaya geldiğini belirterek, “Ramazan ayında da bu süreci en iyi şekilde atlatmak için alınan tedbirlere uyalım.
Ramazan ayında oruç tutmak  immün sistemi güçlendiriyor.” dedi. Rektör Prof. Dr. Karabulut, ayrıca Ramazan’da özellikle evlerde yapılan ekmeklerin içerisine kayısı çekirdeği tozunun konmasını ve kayısının tüketilmesini de önerdi. MTÜ Rektörü Prof. Dr. Karabulut, Ahaber kanalında yayınlanan Gece Ajansı adlı haber programına konuk oldu. Rektör Prof. Dr. Karabulut, koronavirüs il mücadeleye yönelik alınan önlemlerin güzel sonuçlarının alınmaya başladığını ifade ederek, “Ramazan ayına girdik. İftar ve sahurlarda bir araya geliyoruz.
Koronavirüsün iyileşme sürecine geçmesi nedeniyle önlemlerin artırılmasını güzel sonuçlarını Sağlık Bakanlığımız açıkladı.” dedi. Ramazan ayında en çok tüketilen gıda ürünlerinden olan pideni nedeniyle fırınların önünde kalabalıkların oluşmasının koronavirüs nedeniyle sakıncalı olacağını vurgulayan Prof. Dr. Karabulut, “Ben evde bir anne olarak, tam buğday unu varsa onunla, yoksa hangi un varsa rahatlıkla ekmek yapabiliriz. Hatta evde yapılan ekmeğin içerisine antioksidan aktiviteyi arttıracak bir takım evde ne varsa, keten tohumu gibi, ben özellikle üniversitemizin de ürünü olan kayısı çekirdeği tozu koyuyorum.” dedi. Koronavirüs ile mücadelede alınan önlemlerle Türkiye’nin çok iyi bir noktada olduğunu aktaran Prof. Dr. Karabulut, “Sayın Cumhurbaşkanımızın, Bakanlıklarımızın aldıkları tedbirlerle iyi bir noktadayız. Sağlık Bakanımızın ve sağlık profesyonellerimizin de desteğiyle; bugün iyileşen vaka sayımız pozitif vaka sayımızı geçti, bu durum evde kalarak, kurallara uydukça devam edecek inşallah. 
  Mili Eğitim Bakanımız ilköğretim ve ortaöğretimde uzaktan eğitim de; Yükseköğretim Kurulu Başkanımız Üniversitelerimizin eğitim sürecini aksamaması için gereken tedbirleri, çok hızlı bir şekilde aldılar.  Koronavirüs ile mücadelede alınan sonuçlar Ramazan ayı sürecinde de benzer şekilde devam etmeli. Çünkü sosyal izolasyon çok önemli. Bu süreçte obeziteye çok dikkat etmeliyiz.” diyerek evde hareketsiz kalınmaması gerektiğine işaret etti.
Düzenli uyku almayı ihmal etmemeliyiz.
Prof. Dr. Karabulut, kırmızı renkli meyveler ile altın renkli meyvelerin özellikle tüketilmesini önerirken, acı kırmızı biberin licopen açısından ve yeşil biber C vitamini açısından zengin sebze olduğunu belirterek, acı ve tatlı kırmızı biberin de bu dönemde tüketilmesi gerektiğini kaydetti.  Malatya kayısını ve kayısı çekirdeğinin de bu dönemde ciddi olarak tüketilmesini önerdiğini kaydeden Rektör Prof. Dr. Karabulut, “13. Yüzyılda salgın çıktığında bir çorba yapmışlar içerisinde böğürtlen, zambak, kayısı çekirdeği, mantar konulmuş.
Bu meyvelerden çorba yapılarak 13. Yüzyılda salgın sürecinde ve sonrasında kullanılmış. Reyhan da özellikle kullanılmalı. Reyhan Ballıbabagiller ailesinden olup antienflamatuar etkisi var, içine tarçın ve karanfil konularak şekersi limonla şerbet veya çay olarak tüketilmeli. Zencefil, karanfil, erik, tarçın, zerdeçal gibi pekmezinde içerisine konabileceği, yani şekerden uzak olunabileceği ürünler tercih edilmeli. Bu sürecin ardından evde çıktığımızda kilolu çıkmamak için. Sağlıklı bir şekilde yürüyebilmek için beslenmemize dikkat etmeliyiz. C vitamini olarak Limon ve yeşilbiber, kivi, porokoli, haşlanmış karnabahar. Şalgam ve kırmızı lahana bu dönem tüketilebilir. Şuanda çilek var, yoğurda katılarak tüketilebilir.  Şeker ihtiyacı için kayısı, üzüm, çilek karışımı yapılarak tüketilebilir. İftardan sonra şeker ihtiyacı yerine yoğurdun içine katılacak kuru meyvelerle ve tahıllarla zenginleştirilerek tüketimi yapılabilir.   Ulaşma imkanı varsa balık tüketimi de çok önemli. Evde ne varsa sağlıklı bir şekilde kullanalım” şeklinde konuştu.
Toplu iftarlardan kesinlikle kaçınılmasını ve Ramazan yardımlarının da  kolilerle ulaştırılması gerektiğini aktaran Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Karabulut,  “Kesinlikle stresi bertaraf edecek uğraşı bulmalıyız, pozitif düşünüp antioksidanları tüketmeliyiz. Düzenli uyku almayı ihmal etmemeliyiz.  Bu dönem evde bulunmamız nedeniyle mutfağa sık gitmemeliyiz. Ramazan ayında bol bol meyve sebze tüketmeli ve proteinden zengin beslenmeli. Çok zor bir süreçten geçiyoruz. Evde orta derece de egzersiz yapılmalı. Yaşlılarımızı kesinlikle ihmal etmemeliyiz. Evlerde de sosyal aktivetiler gerçekleştirebilir. 
Kadınlar el işi yapabilir, kitap saatleri ile bol bol kitap okunabilir. Strese girmeden elimizdeki imkanları mutlu olma faktörleri olarak görmeliyiz.  Şükretmek için birçok faktörün olduğunu görebilmeliyiz. Mümkün oldukça evde iş ve uğraş terapisi uygulamalıyız.  Çocukların internet kullanımı mutlaka kontrollü olmalı. Ramazan ayında oruç tutmak  immün sistemi güçlendiriyor. Kesinlikle sigara içilmemeli. Fransa’daki bir makalede ACE-inhibitör etkisi söylenmiş.  Ama bunun yanında onlarca sigaranın zararını anlatan makalelerde var. Benimde bu konuda çalışmalarım bulunuyor.  Sigarada onlarca kimyasal var. Hem Ramazan ayı,  hemde corona sürecini fırsat bilerek sigaradan uzak durulmalı. Ramazan ayının sağlığa olan katkısını da düşünerek moral ve manevi değerlerimizi bu süreç de daha fazla yüksek tutmalıyız.”  ifadelerini kaydetti.
 
MTÜ’de İtalyan Şef ile Malatya Mutfağı ve Beslenme Önerileri Online Toplantısı
[vc_row][vc_column][vc_video link=”https://youtu.be/boW4qXuSxvs”][vc_column_text]
 
Malatya Turgut Özal Üniversitesi’nde (MTÜ)  koronavirüs salgını ile mücadele kapsamında alınan tedbirler nedeniyle Kale Turizm ve Otel İşletmeciliği Meslek Yüksekokulu’nda görevli akademisyen ve öğrencilere yönelik olarak üniversitenin Uzaktan Eğitim Sistemi üzerinden MTÜ Gastronomi Toplantısı düzenlendi.
Online MTÜ Gastronomi Toplantısına Rektör Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, Kale Turizm ve Otel İşletmeciliği Meslek Yüksekokulu Müdürü Öğretim Görevlisi Suat Kuluşaklı, akademisyenler ve öğrenciler katıldılar. Sohbete konuşmacı olarak ünlü İtalyan Şef Giovanni Terraccıano katılarak tecrübelerini ve önerilerini paylaştı.
Toplantının  açılışında konuşan Rektör Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, koronavirüs salgını ile mücadele kapsamıda sokağa çıkma kısıtlaması uygulamasının ikincisinin ardından vatandaşların evde yemek yaparak, marketlere gerekmediği sürece gitmeyerek evde olanları değerlendirerek geçirdiğini söyledi.
-“Elleri tahriş etmeyen dezenfekte ürettik”
Türkiye’nin koronavirüs salgını ile çok etkin ve etkili mücadele yürüttüğünü vurgulayarak yurtdışında bulunan ve bakılmayan hasta vatandaşların bile ambulans uçaklarla getirildiğini de aktaran Rektör Prof. Dr. Karabulut,  “Dünya bu küresel salgın ile uğraşırken hepimizin bu süreçte elinden geldiğince bir şeyler yapması lazım. Üniversite olarak maske üretimi ve bu dönemdeki beslenmeyle ilgili çalışmaların yanında dezenfekten ürettik. Özellikle elleri tahriş etmeyen türden maddeler ekledik. Günde 2 ton üretim yapabiliyoruz.
Elimizde var olan öz kaynaklarımızı gerek Malatya’da gerek Türkiye çapında ihtiyaç olan her yere göndermeye çalışıyoruz. Bunlar üniversitelerin sadece eğitim ve öğretim yapmadığını gösteriyor. Biz duvarları kapalı bir üniversite değiliz. Her zaman ulaşılabilir bir üniversiteyiz. Hocalarımız da çok başarılı işler yapıyor. Bu dezenfektanın da üretim kapasitesinin artırılması için etken maddelerin teminini artırarak isteyen tüm kurum ve kuruluşlara ulaştırdık ve ulaştırmaya devam edeceğiz. dedi.
-“Yöresel ve bölgesel tatları denemekten kaçmayın”
İtalyan Şef Giovanni Terraccıano,  Roma’da başlayan meslek hayatının Avrupa, uzak doğu ülkelerinde devam etitğin ive 10 yılı aşkın süreden beride Türkiye’de bulunduğunu belirterek, Türkiye’de bulunmaktan dolayı çok mutlu olduğunu ifade etti.
Zaman zaman Türkçe konuşan İtalyan Şef Giovanni Terraccıano Bulgurdan yapılmış Risotto yemeği ile evde makarnanın yapılmasının tariflerini de paylaştı.
Koronavirüs salgının bitmesinin ardından Malatya’ya geleceğini söyleyen Şef Giovanni Terraccıano, bir yemek yarışmasında jüri üyesi olan Şef Danilo Zanna ile yakın arkadaş olduklarını ve onunla birlikte Malatya’ya gelebileceğini de kaydetti.
Şef Giovanni Terraccıano,  Turizm ve Otel İşletmeciliği öğrencilerine tecrübelerini arttırmak için yeni deneyimler kazanması gerektiğini belirterek, üst seviyeye gelebilmeleri içinde sabırla çalışmalarını,  her zaman en iyisini yapmalarını, yöresel yemekleri ve tatları denemekten kaçmamaların, bölgesel ürünleri denemelerini ve yeni fikirlere her zaman açık olmalarını önerdi.
-“Restoranlarda sağlıklı olan analı-kızlı ile içli köfte menülerde olmalı”
Malatya’nın meşhur Analı Kızlı yemeğini bildiğini de belirten İtalyan Şef Giovanni Terraccıano, Türk ve İtalyan bir birine yakın ve kullanılan ürünlerinde aynı olduğunu kaydederek,  “Ortak lezzetleri yakalayabiliyorum. Çünkü artık sebzeleri kullanıyoruz, zeytinyağını kullanıyoruz” dedi.
İtalyan Şef Giovanni Terraccıano, “Çok önemli dostlarıma özel bir hediye göndereceğimde mutlaka gün kurusu kayısı gönderiyorum”  dedi. Burada araya giren Rektör Prof. Dr. Karabulut, kükürtlü kayısı denen sarı renkli kayısının da sağlığa çok faydalı olduğunu ve bu süreçte onu da önerdiklerini kaydetti. Rektör Prof. Dr. Karabulut, kayısı tatlısını da sağlığa faydalı olduğunu ve ünlü restoranda menülere eklenmesini istedi. Şef Giovanni Terraccıano, Malatya’ya geldiğinde kayısılı dondurma yapacağını söyledi.
Rektör Prof. Dr. Karabulut, Malatya’nın meşhur analı-kızlı yemeği ile içli köftenin de ünlü restoranlarda menülerde olması gerektiğini belirterek, bu yemeklerin bulgurdan yapılıyor olması nedeniyle sağlığa faydalı ve doyurucu,, vitamin ve protein bakımından da zengin yemek çeşitleri olduğunu kaydetti.
-“Türkiye’de eve ayakkabı ile girilmemesi çok önemli”
Şef Giovanni Terraccıano, “Özellikle işlenmiş gıdalardan uzak duracağız ve mevsimine göre besleneceğiz. Çünkü mevsimin sebzelerini yemeliyiz bu dönem de. Çok fazla et tüketmemeliyiz. Bu dönem de sebze tüketelim. Hafta bir yada iki kez et yiyelim. Ama sebze tüketmekte fayda var. Özellikle sebzelerin günlük alımını öneriyorum. Sebzeleri aynı gün tüketmekte fayda var. Bu dönemde evde olanlara önerim alışverişlerini taze yapıp, taze tüketmeleridir. Buzdolabından çıkartılan sebze ve meyveler karbonat veya sirke ile yıkanmalı. İtalya’da evlere ayakkabı ile giriliyor ve halen bu gelenekten vazgeçilmiyor.  Türkiye’de bu böyle değil. Türkiye’nin bu konuda avantajı daha fazla. Eve girerken ayakkabılarımızı çıkartarak giriyoruz.” ifadelerini kaydetti.
-“Online iletişimi en iyi kullanan üniversitelerden birisiyiz”
Şef Giovanni Terraccıano, koronavirüs salgını sonrasında turizm işletmelerinde, otel ve restoranlarda müşteri ve çalışanların hijyen ve sağlık güvenliği için çok önemli kuralların uygulamaya konulacağını belirterek, turizm ve otel işletmeciliğinde eğitimi gören öğrencilerin bunlara hazırlıklı olmaları gerektiğini ifade etti.
Akademisyenlerden ve öğrencilerden gelen soruları da cevaplandıran Şef Giovanni Terraccıano, bir sonraki toplantıyı Malatya’da yapmak istediğini söyledi.
Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, koronavirüs salgını sonrasında online ders, toplantı ve sohbet etkinliklerinin arttığını belirterek, yeni dönemin iletişim şartlarını en iyi şekilde kullanabilen bir üniversite olduklarını ifade etti.

  [/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]

 

                             Covid_19 Sürecinde Dünya ve Türkiye’deki Yükseköğretim ve Kalite Çalışmaları”

 

Malatya Turgut Özal Üniversitesi’nde  (MTÜ) Online olarak düzenlenen “Covid_19 Sürecinde Dünya ve Türkiye’deki Yükseköğretim ve Kalite Çalışmaları” programına konuşmacı olarak Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Elmas katıldı.
Covid_19  ile mücadele kapsamında alınan tedbirler kapsamında Malatya Turgut Özal Üniversitesi’nde Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi (MTÜ-UZEM) sisteminin  üzerinden  derslerin verilmesinin yanında, bilimsel, akademik  idari toplantılarda yine aynı şekilde online canlı olarak gerçekleştiriliyor.  Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Elmas’ın konuşmacı olarak katıldığı “Covid_19 Sürecinde Dünya ve Türkiye’deki Yükseköğretim ve Kalite Çalışmaları” konulu toplantıda online olarak gerçekleşti.
Online toplantıya YÖKAK Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Elmas, Rektör Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, rektör yardımcıları, yöneticiler, akademisyenler, MTÜ Kalite Kurulu Üyeleri katıldılar.
Online toplantının açılışını yapan Malatya Turgut Özal Üniversitesi rektörü Prof. Dr. Rektörü Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, “Yükseköğretim Kalite Kurulu Başkanım Sayın Prof. Dr. Muzaffer Elmas hocama online toplantı için çok teşekkür ediyorum. Prof. Dr. Muzaffer Elmas hocam ile birlikte kalite akreditasyon sisteminde de sağ olsun, birlikte çalıştık. Prof. Dr. Muzaffer Elmas hocam, biz hepimiz tüm sistemlerin onaylanması, akreditasyon sistemine girilmesi, değerlendirilmesi için kendi üniversitesinin yazılımı olan çok güzel bir sistem getirdi.  Bu anlamda da bize verdiği desteklerden dolayı da çok teşekkür ediyoruz. Her daim açık yürekli oluşu, hiçbir zaman hiçbir bilgiyi saklamayışı bize her daim enerji verdi. Çünkü kalitenin olmazsa olmazıydı bu. Sayın hocam;  şimdi bizim kalite çalışmaları tahmin edersiniz ki az çok kaliteci olmamız vesilesiyle kuruluş anımızdan itibaren diğer çalışmaları yapmadan önce ben kalite ile ilgili bizim kendi işleyişimiz olmalı diyerek arkadaşları bu sürece dahil ettim. ‘Kalitecilerle çalışmak zordur’ derler ya, onlardan dinlemek lazım bunu. Ama kaliteye alıştılar, özümsediler onu gördüm. Birlikte de bu anlamda çalışmaları yürütüyoruz. Bildiğiniz üzere ilk açıldığımızda beş fakültemiz vardı, şu anda sağlık bilimleri fakültemiz açıldı. Kalite çalışmaları da üreten üniversite olarak, kayısı ile ilgili, Malatya’nın kendi öz değeri ile ilgili çalışmalarımız var.
Kayısı ve Ürün Geliştirme Uygulama Araştırma Merkezi’miz var. Ürünler çıkarttık.  Burada ürettiğimiz ürünlerin topluma faydasını düşünüyoruz. Yine bu konuda dezenfektan üretimimiz var. Bu konuda da özel formüllerle, hocalarla birlikte çalıştık. Sizleri tebrik etmek istiyoruz. Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK)  Avrupa Yükseköğretimde Kalite Güvencesi Birliği (ENQA) üye oldu. Bu bizim için gurur kaynağı oldu. Büyük bir mücadele verildi, kabul edilmeni çok zor olduğunu biliyorum. Bunu başardığınız içinde gerçekten çok teşekkür ediyoruz .” dedi.
Online toplantıda MTÜ Kalite birimince hazırlanan ‘MTÜ Kalite Güvence Sistemi’ sunumu da yapıldı.
Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Elmas, “Malatya Turgut Özal Üniversitesi, bir üniversiteden ayrılan bir üniversite oldu.  Benimde rektörlük yaptığım üniversite de olduğu için bu zorlu bir durum. Ama şunu görüyorum ki, Rektör Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut’un içerde ve dışarıdaki interlandı ile bu süreci fırsata çevirip, buradaki zorlukları diyaloga doğru götürdüğünü de izliyoruz. Tebrik ederiz, kolaylıklar diliyoruz. Ben İTÜ’de İnşaat Mühendisliği Fakültesi  mezunuyum. Fakülte de  Malatya Milletvekili Bülent Çaparoğlu vardı abimiz sayılır, bizden üst sıralardaydı.  Onun vasıtasıyla rahmetli Özal’la arada buluşma imkanı oluyordu.  Ben, hayat felsefemi, mantığımın çoğunu rahmetli Özal’dan aldım. Onu bir kere ifade edeyim. İleri görüşlü, liyakat esaslı, pratik uygulanabilir şeyler söyleyen, ne yaptığını bilen, çok donanımlı, Türkiye’nin aslında bütün engellemelerini, tabularını yıktıran hem büyüğümüz, hem de Cumhurbaşkanımızdı. Allah rahmet eylesin. Turgut Özal’ın ismini alan bir üniversitede rektörlük ve hocalık yapmak kolay değil. Ama görüyorum ki bu sürecin hakkını vermektesiniz. “ diye konuştu.
YÖKAK Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Elmas, “Üniversitelerin bugünün değişim dünyasında küçük üniversite, büyük üniversite, yeni üniversite, eski üniversiteler, bu cümleler olmaz. Bir kimse bir şeyin iyisini yapmak istiyorsa her atmosferde, her mekanda yapabilir.  Bizim amacımız ne olmalı, üniversiteye düşen?  Kompleks ve hızlı değişen dünyaya ayak uyduracak mesleki ve etik açıdan yüksek bilgi beceri ve yetkinlikte mezunlar yetiştirmek, Ar-GE sayılarını nitelik ve etki bakımından çıktı belirtmek, birde bu süreci bilişim destekli yönetmek. Yakın gelecekte online destekli öğrenme. Buna üniversite camiasında da çok itiraz vardı. Ama biz şuanda mecburiyetten dolayı bu istemin içerisine girdik. Bence her işte hayır vardır, buna karşı olanlarda girmek zorunda kaldı. Buradan tekrar çıkacakmıyız, yani 1 Mart 2020’den önceki günümüze dönecekmiyiz? Bence, hayır. Böyle bir geleceğin olacağını düşünmüyorum. Şöyle bir şey olacaktır gelecekte; online destekli kurslar, bu online sadece eğitim olmayacağını herkes biliyor. Online eğitim sadece yetişkinler için veya yetkinlik kazanmış kişiler için olacak bir eğitimdir. Yoksa okul çağındakilerin sadece online olması söz konusu değiller. Bugün dünyaya baktığımızda da bakıp görüyoruz.  Asıl günümüzde ideal olan online destekli öğrenme. Yani bazı etkinlikleri yüz yüze vereceksiniz, ama bilgi aktarımını online yapın. Bu tür aktarımları online yapabilirsiniz. Çünkü bu yakın gelecekteki karşınıza çıkacak husus, yani beklentiniz neler bundan sonraki şeylerde, derslerin bir yada ikisinin online verilmesi, bazılarının online verilmesi, mevcut derslerin içerisinde online kısımların onlaması bilgilerin öyle paylaşılması veya karma bir sistemle sürecin yönetilmesi. Yani derslerin belirli oranını online verilmesi, belirli oranını yüz yüze verilmesi, bu iki şey karşınıza çıkacak yakın gelecekte. Sizlerde takip ediyorsunuz dünyanın en iyi şirketleri işe alırken artık diploma istememeye başladı, yetkinlik istiyor, paneller yapıp, elemanlarını alıyor. O bakımdan yakın gelecekte bunlar çok önemli bir iş olarak önümüze gelecek.” İfadelerini kaydetti.
YÖKAK Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Elmas şunları söyledi, “Bizim istediğimiz şu; üniversitelerimiz dünyadaki gelişmeleri, ülkenin hedeflerini, kendi bulunduğu yerin misyonunu ve üniversiteni imkanlarını dikkate alarak bir yol haritası çizmesi. Her üniversite farklıdır burada, üniversiteler özerktir. Üniversite bunu yaptığı zaman, bunu izleyip gözden geçirdiği zaman, aslında kendisi ne yapmış oluyor, bir kalite süreci işletmiş oluyor zaten. Bizimde beklentimiz bu. Yani üniversitelerin, bakın sizde görüyoruz, Malatya Turgut Özal Üniversitesinden,  onu o bakımdan tebrik ederiz, bu sistemleri üniversitelerin kendi sin kurması önemli olan. Yani bakacak, o verdiğimiz programın o bakımdan  önemi büyük, çünkü esnek bir program, şablon değil zaten.  Üniversiteler için şablon çok kötü bir şey. Her üniversite kendisine göre, misyonuna göre bunu geliştirecek. Bizim hedefimizde üniversitelerimizi, kurumlarımızı zaten bu hale gelmesini sağlamak, onları bu yönde desteklemek, yani kendilerinin sistem kurmasını sağlamak. Bizim Kalite Kurulu olarak da hedefimiz şu; tüm dünya ajansları ile uyumlu olsun bizim ajansımız, ama ülkemiz koşullarını da dikkate alsın. Üniversitelerin kalite kültürünü oluşturmakta bizim hedefimiz. Dünyada bunu nasıl yapıldığını gösteren üst çatı kuruluşları var. Bunlardan bir tanesi Avrupa Yükseköğretimde Kalite Güvencesi Birliği (ENQA). Bizde Türkiye olarak 15 yıldan beri buraya tam üye olmak için 15 yıldan beri uğraşıyoruz. 2017 yılında çıkan kanunla bağımsız bir ajans kuruldu ve bu ajanla da  2 yıl içerisinde ENQA’ye geçen hafta tam üye olduk. Bir topluluğa ilk kez burada açıkladım. Ülkemiz içinde önemli bir iş oldu. Çok uzun bir süreçten sonra oldu. YÖEK bu konuda inisiyatif alarak 3 sene önce bunu bağımsız hale getirdi. O yüzden YÖK’ünde bu konudaki desteği ve katkıları önemli bir husus. Biz bir ay öncede Asya Pasifik Ajanslar Birliğine tam üye olmuştuk. Şuanda Amerika ‘daki çatı kuruluş var onun üyelik süreci bitmek üzere. Birde dünyadaki ajansların bir çatı kuruluşu var, yani biz dünyadaki bütün ajanslara tam üye olan bir kalite ajansı olmuş olacağız.”
 
Prof. Dr. Elmas, “Her şey değişirken kalite ve akreditasyonda değişiyor. Bürokrasini daha az ve sade olduğu sistemler çok önemli. Üniversiteler içinde bu sistemler kurulurken daha sade ve sonuç odaklı olması gerekiyor. O yüzden sistem kurmak çok önemli süreçtir diye söylüyoruz. Dünya değişiyor, bizde değişelim demekle olmaz. Sistem kurmakla olur. Onu Malatya Turgut Özal Üniversitesinde de görüyoruz. Sistem birlikte olan bir iş. “ dedi
-Prof. Dr. Elmas’tan MTÜ’ye tebrik
Malatya Turgut Özal Üniversitesi’nin uzaktan eğitim sistemini kurmasını da tebrik eden YÖKAK Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Elmas  şu şekilde konuştu, “Bugün de dünyanın önerdiği eğitim sistemi zaten karma eğitim, yani bilgi kısmını, aktarma kısmını  uzaktan alacak, uygulama gibi öğrenciye yetkinlik kazandıracak diğer kısımlar,  zaten bunları şuanda siz bizzat görüyorsunuz. Uzaktan eğitim her bölüm için, bölümün içindeki her ders için farklı bir anlamı olan,  tanımı olan bir şey. Bizde Kalite Kurulu olarak kendi yaptığımız çalışmalara uzaktan eğitim modülünü ekledik.  Şuanda bir salgın dönemindeyiz, ciddi bir travma dönemindeyiz. Burada bunun yelpazesi çok geniş olabilir. Burada çok yargılayıcı olmamak lazım. Biz ideale ne kadar çok yaklaşırsak o kadar başarılı bir şekilde bu süreci geçiririz. Bunun farklı parametreleri var. Sizler zaten bunları biliyorsunuz. Hocaların bir eğitim biçimi var, derslerin verilme ve aktarma biçimi var, birde bunun yönetim paneli var. Bu yönetim paneli en önemli kısmı, siz bunu üniversite olarak kurmuşsunuz, tebrik ediyorum, yeni bir üniversite. Çünkü en anlı şanlı üniversiteler bile yüz binlerce dolar vererek alıyorlar. O yüzden tebrik ederiz. Bu önemli bir husus. Bundan sonrasını görüyoruz.”
Rektör Prof. Dr. Karabulut, YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç’a ve YÖKAK Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Elmas’a, YÖK ve YÖKAK Yönetim Kurulu Üyelerine  katkı ve desteklerinden dolayı teşekkür ederek, Malatya Turgut Özal Üniversitesinin kuruluş ve kurumsal çalışmalarını temelini kalite unsurunu öncelikli olduğunu ifade etti.  Rektör Prof. Dr. Karabulut, Malatya Turgut Özal Üniversitesi’nin  kalite standartları ölçüsündeki çalışmalarını sürdürdüğü ifade etti.